Merhaba Arkadaşlar,
Bu gün bu yazıyı yazıyor olmanın tek sebebi artık bardağı taşıran son damlanın düşmesi ve sesimi birilerine duyurmak istememdir.
Tarihi geçmişi ile ünlü güzel Aksaray’ımızın yollarına ve alt yapısına hiç önem verilmiyor.
Gelin bu konuyu şu başlıklar altında inceleyelim.
Yağmura dayanıksız Yollar:
Hepimizin yarasına parmak bastığımı çok iyi biliyorum. Her yağmurda köstebek yuvasına dönen yollar hepimizin araçlarına onarımı pahalı zararlar veriyor. Sonra buralar Belediyemiz tarafından doldurulmasına dolduruluyor ama bu dolgu malzemesini nereden alıyorlar merak ediyorum. Şekerciden olsa gerek. İlk gördüğü yağmurda eriyerek eskisinden daha derin bir çukura sebep oluyor.
Daha bu gün böyle bir çukur aracıma beş yüz liralık bir hasar açtı.
Eksik alt yapı, kalitesiz üstünkörü yapılmış yol asfaltlamaları bütün bunların başlıca sebepleri, ya sonuç, Böbrek taşı hastalarına taş döktüren dalga dalga bir yol.
Yol ortasındaki telefon ve drenaj kapakları:
Her ne akla hizmetse, yolun eğimi sayesinde yanlara akan yağmur suyunu yolun ortasına koyulmuş drenaj kanalı kapakları ile yeraltına indirmeye çalışıyoruz. Bu nerede görülmüş bir uygulamadır? sorarım size.
Birde yol seviyesinden yüksek olanlarına ne demeli arabamızla giderken sürüş konforumuzu bir çakılma hissine dönüştüren tümsekler… Tabi birde çukur da kalanları var onlar da yoldaki çukurlardan farklı bir etkiye sahip olmayan faydasız uygulamalar. İşte arkadaşlar paralarımız buralardan akıyor.
Doğal Gaz sistemi de yol ortasından geçiriliyor:
Bu belediyenin suçu olmayabilir belki ama hiç anlam verememişimdir. Yol ortası yarılarak, doğal gaz tesisatı Şehrin her yolunu kazmak ve yarım yamalak kapatmak sureti ile döşendi. Bana birisi benim mantığımın almadığı bu uygulamanın sebeb-i hikmet’ini anlatsın lütfen. Neden yolun asfaltını bozmak yerine kaldırımlardan veya orta refüjlerden geçirilmiyor.
Kaldırım ve orta refüjlerden geçirilen doğal gaz trafik aksamadan döşenir, yollara zarar verilmez, bir arıza anında müdahale etmek daha kolay olur. Doğru değil mi?
Bakın Konya’ya, Tıpkı Almanya’daki gibi, 5cm yi geçmeyen kaldırım yükseklikleri, zemin hizasında göbekler, tertemiz pürüzsüz yollar, bakınca “Şehir” diyor insan. Konya’nın alternatif şehir merkezciliğinden bahsetmeye bile gerek duymuyorum.
Yok yok ben Konyalı değilim. Bilakis annem Aksaray, babam Niğde doğumludur. Bu toprağın çocuğuyum. Sadece şehrimizi ve şehirciliğimizi geliştirmeyi hedefliyorum.
Parklar, Bahçeler, Ulu ırmağa mermer döşemeler, Bunlar mı acil ihtiyaçlarımız? Benim gibi düşünsün düşünmesin herkesin yorumunu rica ediyorum. Eğer okursa özellikle sayın Belediye Başkanımız Nevzat Patla Bey’in düşüncelerini öğrenmek isterim. Umarım lütfederler.
İlginize teşekkürü bir borç bilirim. Amacım sesimi duyurmak ve sesini duyurmak isteyen sizlere bir portal oluşturmak.
Vergi ödeyen insanların daha iyisini hak ettiğini siz de düşünüyorsanız "Sessiz kalmayın".
Tayfun Güneş